Nitrik Oksit Nedir? Nitrik Oksit Ne İşe Yarar?

Bir hayli insanın hayatı süresince ismini birkaç defa duyduğu ancak ne olduğunu tam olarak bilmediği bu bileşim, insan hayatının devam etmesine vesile olan çok ehemmiyetli maddelerden birisidir.

Nitrik oksit (NO); nitrojenin oksitlenmesiyle ele geçirilen, renksiz, zehirli bir gaz olarak tanımlanır. Bir nitrojen ile bir oksijen atomunun bileşiminden olan bir moleküldür.

Son yirmi senede yapılan yoğun araştırmalar, bu molekülün hücreler arası haberleşmede temel bir görev üstlendiğini ortaya çıkarmıştır. Nitrik oksit, insan vücudunda natürel olarak üretilen bir hormon, başka bir deyişle kimyevi bir habercidir; sinir, dolaşım, savunma, solunum ve üreme sistemlerinin hayati işlevlerinin tertip etmesinde stratejik bir rol oynamaktadır. Nitrik oksidin çok ehemmiyetli bir görev üstlendiği yerlerden biri de damarlarımızdır.

Mükemmel molekül nitrik oksit sayesinde, vücudun değişik ortamlara göre değişen ihtiyaçları otomatik olarak sağlanır. Kan damarlarının, spor yaparken genişleyerek artan kan ihtiyacını sağlaması veya yaralanma sonrasında daralarak kanamayı azaltması sözü edilen mükemmel sistemin bir neticesidir.

Nitrik Oksitin Damarlardaki Görevi Nasıl Keşfedildi?

1998 seneninde Nobel Fizyoloji ve Tıp Ödülü’nü paylaşan üç bilim insanı, kanda bulunan nitrik oksit (NO) isimli molekülün damarda gevşetici bir tesiri olduğunu keşfetmişlerdir.

Peki, bu molekülün yaptığı tesir insana ne kazandırıyordu?

Bu meselenin yanıtı çok kısa ve net olmuştur. Hayatta kalmak. Zira nitrik oksit iki hayati uzvumuz olan beynimiz ve kalbimizin çalışmasında tertip edici rol oynar. Bu tertip edici rolünü, kanın damarlarda rahat bir şekilde akmasını ve tüm uzuvlarımızda rahat bir şekilde dolaşmasını sağlayarak gerçekleştirir. Böylelikle kan akışını tertip edip deşarj olduğu için beyin kanaması ve kalp krizi rizikosu düşer.

Bu molekülün üretilmesi ve işlevsel özelliklerini kazanması, ilmi kanıtlarla çürütülmüş olan evrim kuramını hala müdafaa edebilen bir takım Darwinist bilim insanlarının öne sürdüğü gibi hasbelkader oluşmadığını, Yüce Allah’ın yaratışının yapıtı olduğunu ispat eden kanıtlardan sadece birini oluşturmaktadır.

Kaslar(Adaleler) Nasıl Çalışıyor?

1. İkaz mesajcı veya hormon, arter üzerinde bulunan alıcılara bağlanır. Bu bağlanmanın hemen peşinden nitrik oksit (NO) açığa çıkar.

2. Endotel tabakadaki NO molekülleri düz adalelere doğru ilerler ve burada guanil siklaz (GC) enzimini harekete geçirirler.

3. GC, guanozin trifosfatı (GTP) siklik guanozin monofosfata çevirir (cGMP).

4. cGMP, kalsiyum iyonlarının hücredeki depo alanlarına gitmesine kapı aralar. Azaltılmış konsantrasyonlu kalsiyum iyonları (Ca++), aktin ve miyozinin kayarak birbirlerinden ayrılmalarını sağlayan hücresel tepkileri gerçekleştirir.

5. Düz adale hücreleri gevşer.

6. Kan damarları genişler.

Nitrik oksit molekülünün hızı, günümüzün internet teknolojisiyle veya “e-mail” yoluyla iletişim kurmayı çağrıştırmaktadır. Sahiden de “nitrik oksit”, sanki elektronik posta sistemi gibi hareket etmekte; büyük bir süratle çok sayıda iletisi yerlerine iletmektedir.

Nitrik Oksit Nasıl Üretilir?

İnsan hayatı için hayati bir ehemmiyet taşıyan nitrik oksidin imalat merkezi, endotel hücresidir. İsmi L-arjinin olan bir amino asit, nitrik oksit sentez enzimi, nikotinamid adenin dinükleotid fosfat, kalmodulin, oksijen, flavin mononükleotid, flavin adenin dinükleotid, tetrahidrobiyopterin… Bu kelimelerin büyük bir çoğunluğunu hayatınızda ilk kez duyuyor olabilirsiniz. Ancak endotel hücresi bu mikroskobik maddeleri çok iyi tanır ve bunları nitrik oksit molekülünü üretmek için kullanır.

Endotel hücresi, nitrik oksit molekülünü üretmek için hangi kimyasal maddeden ne oranda kullanması gerektiğini çok iyi bilir. Yanlış veya hatalı bir üretim mevzubahis olmaz. Mesela, nitrik oksit (NO) yerine güldürücü gaz denilen nitröz oksit (N2O) üretmez.

Nitrik oksit üretiminde çok hassas dengeler mevcuttur. Sözü edilen hücreler hayatımızın her hatıranda üretim için hazır vaziyettedir; ihtiyaç baş gösterdiğinde hemen devreye girerek imalata başlarlar.

Damarlarımızın derinliklerindeki bu fevkalade fabrikaların istenmeyen zarar veren yan ürünleri yoktur. Global ısınma, asit yağmurları, etraf kirliliği gibi dünya gündemindeki pek çok meselenin kimyevi atıklardan kaynaklandığı düşünülürse, endotel hücrelerinin ne kadar başarılı bir imalat tesisi olduğu daha iyi anlaşılır. Zira nitrik oksit molekülleri 10 saniye gibi kısa bir müddet içinde görevlerini bitirerek “parçalanırlar”. Böylelikle vücutta birikerek zarar veren yan etkiler alana getirmezler. Tüm bunlar şu manaya gelir ki, endotel hücreleri kimyevi mamullerin imalatında, olabilecek en ideal metodu kullanırlar.

Endotel hücreleri gerekenden az haberci üretseydi damarlarımız daralır, kan basıncımız hızla yükselir, bu da kalp krizine yol açardı. Fazla imalat yapması vaziyetindeyse, damarlarımız aşırı genişler, kan basıncımız düşer, bu da şok vaziyetine kapı aralardı. Ancak Yüce Allah’ın esini ile hareket eden endotel hücreleri, ölümümüze kapı aralayabilecek böyle oran hatalarını asla yapmazlar. Yüce Allah Kuran’da her şeyi belli bir ölçü ile yarattığını şöyle bildirir:

 “… Allah, herşey için bir ölçü kılmıştır.” (Talak Suresi, 3)

Nitrik Oksit Düzeyi Vücutta Nasıl Artırılır?

  • Doymuş yağ tüketimi azaltılarak
  • Düzenli olarak spor yapılarak
  • Sıhhatli beslenilerek. Bunun için kırmızı et tüketimini azaltmak, bol sebze ve meyve yemek, protein gereksinimini bilhassa soya fasulyesi ve haftada bir balık yiyerek karşılamak oldukça önemlidir.
  • Nitrik oksit üretimi için ayrı olarak antioksidan alınarak. Özellikle C ve E vitamini alınmalıdır. Zira antioksidanlar vücuttaki nitrik oksiti savunmaktadır.

Nitrik Oksit Damarları Nasıl Gevşetir?

Damarın gevşemesi için ilk olarak kanda bulunan bazı ikaz mesajcı hormonlar devreye girerler. Bunlar damar zarındaki alıcılara bağlanarak bu işlemi başlatırlar. Bunu ilk domino taşının düşmesiyle diğer tüm taşların birbirini etkileyerek sırayla düşmesine benzetebiliriz.

İlk taş harekete geçtikten, yani kandaki uyarı mesajcı hormon damar zarındaki alıcılara bağlandıktan hemen sonra hücre zarı adeta ne yapması gerektiğini “anlar” ve nitrik oksit üretmeye başlar.

Üretildikleri anda ne yapmaları gerektiğini “bilen” nitrik oksit moleküllerinden bazıları hızla damar düz kas hücrelerine gelirler. Burada hücreye girerek GTP isimli enzimle birleşirler. Bu, ikinci mertebedir. Ancak damarın gevşemesi için bir sonraki mertebeye geçilmesi gerekmektedir.

Nitrik oksit GTP ile birleştikten sonra cGMP isimli bir başka enzim üretilmeye başlanır. Elbette üretilen bu yeni maddenin de bu zincirde bir görevi vardır ve bunu gerçekleştirmek için miyozine gittikçe, onu harekete geçirir.

Miyozin, adale hücrelerinin adaleyip gevşemesi için ihtiyaç duyulan olan bir etkendir. Artık son evreye gelinmiştir. Miyozinin de harekete geçmesiyle son taş da düşer ve adale hücreleri gevşer.

Damarın gevşemesi işlemini olabildiğince kolaylaştırarak anlatırsak, enzimlerin faaliyetleri neticeninde adale hücreleri içinde kalsiyum konsantrasyonu azalır ki bu, liflerin ayrılmasına ve adale hücrelerinin gevşemesine yol açar. Böylelikle damarlar genişler. Hasılı damarlarımızdaki basıncın tertip etmesinde nitrik oksit molekülünün taşıdığı haberlerin hayati önemi vardır.

Damarların Gerginliğini Tertip eden Şuur Yüce Rabbimize Aittir

Damarın duvar gerginliğini tertip eden nitrik oksidin, bu kompleks işleyişi tek başına gerçekleştirmesi . Nitrik oksit damar duvarının gevşetilmesinde bir aracı olarak görev yapar. Bu gevşetilme olayı bir dizi zincirleme işlemin gerçekleşmesi ile ortaya çıkar. Şimdi bu mertebelerin tümünü kısaca maddeler halinde inceleyelim:

Dikkat edilirse bu işlemde rol alan hormon ve hücreler adeta şuurlu bir şekilde hareket etmektedirler.

  • Kandaki uyarı mesajcı hormonlar, damar zarında kendileri için uygun olan yere gittikçe, o bölgeyi etkiler ve bu süreci başlatırlar.
  • Bundan sonraki işlemlerde de aynı şuur gözlenmektedir. Her ikaz, kapkaranlık insan bedeninin içinde katiyen yolunu şaşırmadan, hep doğru yere iletilerek başarılı bir netice ele geçirilir.

Hücreler, hormonlar ve moleküllerin bu sanki şuurlu hareketleri nasıl gerçekleşmektedir?

Nasıl olur da harekete geçmeleri şart olan vakiti veyahut durmaları şart olan vakiti saniyesine kadar bilirler?

Üretilir üretilmez, sanki bir yerden buyruk almış gibi, iletilerini doğru adreslere tam vaktinde eksiksiz olarak nasıl eriştirebilirler?

Bu bilinç kendilerine ait olabilir mi? Elbette olamaz. Bir hücrenin ne vakit, ne üreteceğini ona bildiren, hormonun veya molekülün doğru adrese gidebilmesi için onlara yolu gösteren, adresin doğru olduğunu onaylayan, kısaca tüm bunları yönlendiren bir akla ve şuura ihtiyaç vardır. Bu sonsuz akıl, hücreyi, hormonları, molekülleri yaratan, ne şekilde hareket etmeleri gerektiğini onlara esin eden Allah’a aittir. Her şeyi kusursuzca var eden Allah, bu özel molekülü de sayısız yaratılış kanıtlarından bir tanesi olarak var etmiştir. Kuran’da Allah’ın her şeye hakim olduğu şu şekilde bildirilmektedir:

“Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. O’nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.)” (Hud Suresi, 56)

Nitrik Oksit Evrim Kuramını Tek Başına Tekzip ediyor

Yeryüzü, kainat veyahut insan vücudu biraz derinlemesine incelendiğinde, evrim kuramının ne kadar büyük bir yanılgı olduğu kolayca anlaşılabilir. Kandaki moleküllerden yalnızca biri olan nitrik oksit dahi öylesine ayrıntılı ve akılcı hareket eder ki, bunların tesadüflerle olması olanaksızdır.

Bu vaziyette şöyle bir sual sorulabilir: Tesadüfler, nasıl olmuş da kan içinde nitrik oksidi “özel bir üretimle” geliştirebilmişlerdir? Damarlara gevşetici etkiyi veren hormonlara, hücrelere ve enzimlere teker teker görevler dağıtan, onlar için belli bir rota belirleyen, acaba hangi tesadüftür? Bu tesadüflerin tümünün mekanizmaya yararlı bir şeyler ilave etmiş olması gerekir, zira hatasız ve mükemmel bir sistem oluşsa bile, sadece tek bir yanlış müdahale, sistemi tamamiyle ortadan kaldırmaya yetecektir. Peki bu vaziyette tümüyle şuurlu gerçekleşen bu olaylara “tesadüf” denmesi olası olur mu? Şu halde sistemin her parçasında, her ayrıntınında görünen bir şuur vardır. Bilim insanları, bu konunun ayrıntılarını daha birkaç sene önce keşfedebilmişlerdir. Bu mükemmel sistemi, bu sistem içindeki en küçük ayrıntınına kadar herşeyi yaratan, üstün, sonsuz güç sahibi olan Yüce Allah’tır.

“Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca “Ol” der, o da hemen oluverir.” (Bakara Suresi, 117)

Peki Vücudun İhtiyaç Duyduğu Nitrik Oksit‘i Nasıl Temin Edebilirim?

Kyani Nitro Fx sayesinde bu besin takviyesine sizlerde sahip olabilirsiniz.Detaylı bilgi için TIKLAYINIZ>> “Kyani Nitro FX”


Advertisements

2 thoughts on “Nitrik Oksit Nedir? Nitrik Oksit Ne İşe Yarar?

  1. Pingback: Kyani Nedir ? Kyani Yorumları – Kyani Türkiye

  2. Pingback: Kyani Nitro Fx Kullanımı ve Faydaları – Kyani Ürünleri

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s